Yumuşak Makine William Burroughs

William S. Burroughs’un “CUT-UP ÜÇLEMESİ” üzerine

Şenol Erdoğan

William S. Burroughs’un Nova Üçlemesi olarak bilinen 3 kitaplık serisinin ilk kitabı Soft Machine Sel Yayınları tarafından nihayet Türkçeleştirildi!

Nova Serisi ile çok farklı bir şeye çarpacaksınız. Aslında literatürcülerin “okunamaz romanlar” olarak adlandırdığı bu başyapıtlar edebi metin olmanın çok ötesinde edebiyatta deneyin ve avangart teorilerin başyapıtları. Rahat rahat okuyacağınız bir kurgu bir roman bekliyorsanız şayet söz konusu bu üçleme olduğunda yanılıyor olacaksınız, zira Burroughs’un daha önce Türkçe de yayımlanmış olan kitaplarındaki normal kurgu akışını burada göremeyeceksiniz. Ki aslında bu “gerçek anlamda William Burroughs’a yaklaşmanız” anlamına geliyor. “Düz” okumaları benimsemiş olanlar, edebiyatın farklı disiplin, teknik ve teorileriyle çiftleşmesine alışık ya da razı olmayanlar Onu kabullenmekte güçlük çekecek elbette. Bir nevi dünya yazınının ezberini bozan bu saygın yazar nihayet ülkemizde de çeviri edebiyat hanesine ezber bozma noktasında 40 sene sonra çentik atmış olacak. Nova Serisi üçlemenin geneli düşünüldüğünde “yorucu” bir metin, okuma anlamın da. Yazarın söz konusu cut-up tekniği en yoğun ve yer zaman (özellikle Nova Ekspres eserinde) “yoğun” biçimde ve bazen “esrikçe” kullandığı ve kahince mırıldandığı bir metinler toplamı. Edebiyatın yargılarına, zincirlerine onun sözde kuralcı insani yaratılarına bir karşı-hareket. Sadece edebiyatın mı, üçleme geneline bakıldığında: polisin ve devletinin, siyasi tüm organların ve gezegende sözde yaşanan dayatılmış “gösterge”( spectacle) hayatın bütününe… “Gerçeklik”, “kontrol”, “tarih”, “görüntü”, “dil” ve “toplum”: İşte üçlemesinde ve kozmik kurgusunda hayatında da pratize ettiği şekilde bu unsurlara edebi kurgusal bir savaş açan Burroughs’un savaş evreninin topraklarına adım atıyoruz. Guy Debord’un “gösteri toplumu” kavramını Burroughs’un eserlerinde başkalaşmış bir şekilde irdeleyerek teorik anlamda çok farklı fonksiyonel yerler vardırdığını da görmemek elde değildir elbette. “Port of Saints” kitabında William Burroughs şöyle seslenir okuruna: “görüyorsunuz ya; yaptığımız iş sadece kestiklerimizi bir araya getirmek değil.(cut-up eyleminden ve onun sanatsal kullanımının zırvalığından ve elbet sanatta yer alan diğer cut-up adlandırmalarından bahsediyor yazar) Seçkin silahları bir yere yığıyoruz.”
Bu cümle, William Burroughs’un, cut-up metodunu sonu “önemsiz” bir “eğlence” aracı olarak görmediğinin ya da tesadüfî permütasyonlardan ibaret olmadığının aynı zamanda da dadacı “kes-yapıştır”cılıktan ne denli farklı olduğunun önemli göstergesidir. William Burroughs’un “cut-up”ı, kullanılabilirliği olan bir silahtır ve kendinsil amaçlarına hizmet eder.

Burroughs, cut-up metinleri: “psikoduyusal süreci açığa çıkarmak” olarak nitelendirmektedir. Duyusal deneyimlerin sıradanlığının bozularak yeniden yapılandırılması ve bu şekilde algı standartlarının alaşağı edilmesi.
W.S.B, yazı eyleminin: “romanın ardışık, temsili, deli gömleğinin içinde hapis” olduğunu söylerken bu gerçeği yıkmak için cut-up metin uygulamasını geliştirdiğini de ortaya koyuyor. Cut-up metinler, bir özgürleşme ve özgürleştirme aracıdırlar. Çok açık göreceğiniz gibi, sözcüklerin herhangi bir “dayatma” formuna tabi olmadan dizilmesine ve dilin/imgelerin serbest çağrışım türünde ortaya çıkarak kendi evrenini yaratmasına olanak veren “yapılardır”.
Bunların dışında, cut-up metinlerin “kehanet” metinleri olduğunu da düşünen ve söyleyen Burroughs, bu noktada oldukça ciddidir: zira bilinçaltının akışkanlığıyla görüngü alemle hiç ilişkilendirilmeden rastgele dizilen metinler bir anlamda “ilaç” etkisinde sayrı nöbeti yaşayan Şaman’ın dudaklarından dökülen (ama usun ve kozmiğin derinliklerinden gelen ve bilinçaltından yüzeye çıkan) kehanet sözcükleri gibidir.

William Burroughs’un kullana geldiği ve sürekli “iyileştirdiği” ve hep “öte”ye taşıdığı cut-up tarzının, kendisine, yakın dostu Brion Gysin tarafından aşılandığını biliyoruz. Nasıl ki Gysin, bu tekniği “keşfeden” ve ilk kullanan kişi değilse ve kendisine atfedilmesi gibi bir durum mevzu değilse aynı şekilde Burroughs bir anlamda kendi cut-up sürecini başlatmış, evrenini yaratmıştır. B.G’ın, W.B’a “verdiği” cut-up ile Burroughs’un onu yıllar içerisinde getirdiği yer bambaşkadır. Nihayetinde B.G’da şöyle der: “masamın üzerindeki gazete ve dergi kesiklerinin ortaya çıkaracağı şeyi tam olarak şansa keşfettim. William’a, resim sanatının yazıdan 75 sene ilerde olduğunu söyledim. Ben ressamların tekniklerinin yazıya uygulanmasından yanaydım. Kolaj, montaj ve diğerleri. Metni karıştırın, usunuza göre dizin, her şeyin ve her şeyin yerini değiştirin. Ortaya çıkan bir “mesaj”dır. Onu okuyun.” (Gysin’ın burada “mesaj” olarak geçtiği, yukarıda Burroughs’un “kehanet” dediğidir.)

Burroughs bu söz konusu üçlemesinin ileriki kitaplarında cut-up tekniğini zorlar: metnini bir kereye tabi tutarak yapı-bozuma uğratmaz. Gerçekten kendi yaratısının sınırlarını zorlayıp mutasyonu dener. Burroughs bazı kitaplarında çoğu metin parçasını defalarca bozmuş, bölmüş ve yeniden dizmiştir. Böylece, usunun üretkisinden ortada eser kalmamış, ortaya salt saf bir metin çıkmıştır.

Bu tarz sadece düzyazıda kullanılmadı, Burroughs ve yakın dostları aynı bakı ile yüzlerce ses kaydına ve birçok kısa metraj filme imza attılar. Nihayetinde Burroughs, cut-up’ın sonu amaçsız bir eylem olmadığını hep söyledi, eserlerinde kendisi: bir teyp banda uygulanan cut-up’ın aynı şekilde -ileri geri al, geri al ve üstüne kaydet- insan zihnine uygulanmasının mümkünlüğünden ve bunun için gereken şeyin sadece fazlaca pratik olduğundan bahsetmiştir. (hatırlayın ki aynı şeyi Aldoux Huxley’de söylemişti.)
Üçlemenin genelinde ise okuyucu için söylenmesi gereken bir not ise, junk argosuna ve Burroughs’un kendi “yaratım evrenine” ait olan ifadelerin kullanılması bahsidir.

Burroughs, Beat Kuşağı içerisinde şiire en uzak durmuş isimdir diyebilirim ve sıfatsal olarak da asla şairliğinden bahsedilemez. Burroughs için kullanılması gereken ifade kesinlikle “junk poetik”dir. Bu onun yazınına, sadece Nova Serisin de değil, Çıplak Şölen’de de, serinin diğer kitaplarında da rahatlıkla yapılabilecek bir adlandırmadır. Eser içerisinde her okur rahatlıkla yazarın bu poetik yapısını ve bir anlamda “tümce şiir” tarzını kesinlikle görecektir ki bu yapı genel hatlarıyla hastalıklı bir junk kokusu ve rengi salgılar.

Cut-up permütasyonik bir puzzledir ve okuyucu biraz da yolunu kendisi bulur ki yazarı da bunu arzular zaten. Burroughs metnin içinde kendi montajını gerçekleştirirken bunu diğer yandan kendince okuyucu da yapacaktır, bu Burroughs’un tekniğinin bir parçasıdır sadece. Okur anlam örgüsü dışında ve içinde ve de teknik olarak kitabın içinde yaşam bulmaktadır.

“Temel nova mekanizması çok basittir: Her zaman mümkün olduğunca çözülmez çatışma yarat ve her zaman hali hazırdaki çatışmaları tırmandır – Bu ise yaşam formlarını aynı gezegende birbiriyle bağdaşmayan var oluş durumlarında yığarak yapılır – Her hangi bir verili yaşam formu için elbette ki de hiçbir “yanlış” yoktur “yanlışın” sadece diğer yaşam formlarıyla çatışma kabilinde karşılığı vardır – Esas nokta bu yaşam formlarının aynı gezegende olmaması gerekliliğidir – Onların yaşam şartları temelde mevcut zaman formunda bağdaşmazdır ve bu tam da Nova Çetesinin işidir mevcut zaman formunda mevcut olduklarını görmek, gezegenin patlamasına yol açacak çatışmaları yaratmak ve tırmandırmak, yani novayı-”

Şenol Erdoğan

senolerdogan77@yahoo.com

About these ads

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logo

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ photo

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 192 takipçiye katılın

%d blogcu bunu beğendi: